Bu zamana dek yakın çevremden yurtdışında çalışmayı, yaşamayı neden düşünmediğime dair çok sayıda soru alıyor ve her defasında “yakın zamanda pek düşünmüyorum” şeklinde yanıtlıyordum.

Almanya’dan Fransa’ya, İtalya’dan İsveç’e, Hollanda’dan İngiltere’ye, Amerika’dan Singapur’a, Tayland’dan Finlandiya’ya kadar birçok ülkeye seyahat etmiş biri olarak özellikle Türkler’in yerleşmeyi tercih ettiği Hollanda, İngiltere ve diğer Avrupa ülkeleri, çoğunluğun aksine bana ve eşime yaşam için pek cazip, sıcak gelmemişti. Eski binalar, kasvetli havalar, soğuk ve mesafeli insanlar derken nedense 2015 yılından bu yana dünyaca ünlü Black Hat Siber Güvenlik Konferansı sebebiyle de çok defa ziyaret ettiğimiz (#1, #2, #3) ABD ve kısa süreli görme şansı bulduğumuz Singapur’a olası yaşanılanacak ülkeler açısından içimiz daha çok ısınmıştı.

Yıllarca aldığım siber güvenlik eğitimlerinden, okuduğum kitaplara, katıldığım siber güvenlik etkinliklerine kadar siber güvenliğin membası olan ABD, kariyer anlamında da ilgimi çekiyordu. Her seyahat ettiğimde içten içe bir gün yurt dışında geçici süreliğine çalışacak ve yaşayacak olursam burası ABD olur diye içimden çok geçirdiğim olmuştu ancak bu konuda konfor alanım olan Türkiye’de yaşamak ve çalışmak uzun süre ağır bastığı için ABD için bir adım atmamıştım.

Son birkaç ay içinde çeşitli etkenlerden dolayı yurt dışında geçici süreliğine çalışma ve yaşama fikrine yavaş yavaş sıcak bakmaya başlamıştım. Günlerden bir gün, LinkedIn sosyal ağında ABD’nin Olağanüstü Yetenek Vizesi ile ilgili bir mesaj görmem üzerine bu fikri hayata geçirecek işaret fişeği bir anda ateşlenmiş oldu. :)

ABD O-1 vizesi; bilim, eğitim, iş, atletizm, sanat, sinema veya TV alanlarında olağanüstü yeteneğe ya da başarılara sahip kişilerin başvurabileceği çalışma vizelerinden biridir. Olağanüstü yetenek ya da başarı, ortalamanın çok üzerinde olan ve nadir rastlanılan bir standart olarak tarif edilmektedir.

Olağanüstü Yetenek Vizesi (O-1) kriterleri nelerdi? Ben bunlardan hangilerini karşılayabiliyordum? Daha çok sanatçı vizesi olarak bilinen bu vizeye, Oscar ödülüne sahip olmayan biri olarak ben de başvurabilir miydim? Yetenekli olduğumu düşünsem de, Birleşik Devletler Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) de benimle bu konuda aynı görüşte olacak mıydı? gibi gibi kafamı kurcalayan onlarca soru sonrasında eşim ile birlikte bu vize hakkında detaylı bilgi almak için deneyimli ve tecrübeli bir avukat aramak için işe koyulduk.

Başta LinkedIn mesajında adı geçen New York Barosu’na kayıtlı, Grape Hukuk Bürosu’ndan avukat Muhammed ÜZÜM olmak üzere, 3 farklı avukat ile daha görüşmeye karar verdik. O-1A vizesine başvurmak için öncelikle çalışmak istediğiniz avukata özgeçmişinizi gönderdikten sonra kendisi ile bir ön görüşme yapmanız ve kendisinin de sizin O-1A vizesi için uygun bir aday olduğunuza ikna olması gerekiyor. O-1A vize başvuru süreci, başvuru türüne göre uzun soluklu, zahmetli ve de maliyetli olduğu için bu noktada dosyanızı alacak avukatın da yetenekleriniz konusunda ikna olmasının kesinlikle sizin faydanıza olacağını içtenlikle söyleyebilirim. Yeterli sayıda avukat ile görüştükten sonra konuya olan hakimiyeti ve profesyönel yaklaşımı sebebiyle Muhammed Bey ile ilerlemeye karar verdik.

Muhammed Bey ve ekibi ile yapmış olduğum ikinci görüşmede O-1A vizesini alabilmek için 8 kriterden minimum 3 tanesinin karşılanması gerektiğini belirttiler. Kendimle ilgili verdiğim bilgiler neticesinde 8 kriterden 8‘ini de karşılayabileceğimi düşündüklerini ve böyle bir adayla da daha önce karşılaşmadıklarını samimiyetle paylaşıp, memnuniyetlerini dile getirdiler.

Bu 8 kriterden kısaca bahsetmem gerekirse;

  • Ulusal ya da uluslararası olarak tanınan, ancak daha az saygınlığı olan bireysel olarak ya da bir kurumun parçası olarak kazanılmış ödül
  • Üyelik için belirli kriterler gerektiren ve alanınızda faaliyet gösteren bir organizasyona üyelik
  • Çeşitli basın ve yayın organlarında haberlere konu olmak
  • Uzmanlık alanına orijinal ve önemli katkılarda bulunmak
  • Uzmanlık alanına ilişkin çeşitli akademik makaleler yayımlamak
  • Ortaya koyduğu işlerle ticari başarı ya da yüklü maaş elde etmiş olmak
  • Meslektaşlarının işlerini değerlendiren bir jürinin üyesi olmak
  • Uzmanlık alanına dair saygın bir organizasyonda önemli bir pozisyonda bulunmak
  • Vize başvurusu yapmak için öncelikle bu 8 kriteri karşıladığımı kanıtlarıyla gösteren bir kişisel beyan yazısı hazırlamam gerekiyordu. Yazdığım makaleleri, yapmış olduğum güvenlik araştırmalarını, akademik makalelerden araştırma yazılarıma yapılan atıfları, aldığım ödülleri, elde ettiğim başarıları, sahip olduğum güvenlik sertifikalarını, öğretim görevlisi olarak verdiğim eğitimi, danışma kurulu üyeliklerimi, medyada yer aldığım haberleri ve daha nicelerini derleyip topladığım 20 sayfalık kişisel beyan yazısını hazırlamam aşağı yukarı 3 gün sürdü.

    Sıra mesleki çalışmalarımı ve başarılarımı destekleyecek alanında uzman, saygın 4 kişi bulup referans mektuplarını almaya geldiğinde ilk olarak QNB Finansbank’ın bilgi teknolojileri iştiraki olan IBTech şirketinde yıllarca liderliğimi yapan ve mesleğimde bana her daim yol gösteren sevgili büyüğüm Ahmet TAŞKESER‘in kapısını çaldım. İkinci olarak ise kendisi ile 2 yıla yakın Akbank şirketinde çalışma fırsatı yakaladığım, vizyonu, stratejik yönetim tarzı ve insani yönleriyle hayatımda önemli bir yere sahip olan Josh ELLIS‘ten yardım istedim. Üçüncü olarak ise iş hayatından dost edinmeyi tercih etmeyen biri olsam da, istisna listeme üst sıralardan girmeyi başaran, kişiliğiyle ve dostluğuyla her daim yanımda olan, satış konusundaki başarılarıyla ezber bozan Ümit NADİM yardım elini uzattı. Son olarak siber güvenlik üzerine yazdığı kitaplarla (Sağolsun Cybersecurity Leadership Demystified kitabında bana da yer verdi), yaptığı sunumlarla, katıldığı programlarla enerjisine gıpta ettiğim ve hızına yetişip takip etmekte hayli zorlandığım Dr. Erdal ÖZKAYA yardımıma koştu.

    Vize başvurusu için gerekli evrakları hazırlayıp Muhammed Bey ve ekibine ilettikten sonra O-1A vizesi için resmi başvurum kendileri tarafından gerçekleştirildi. Yaklaşık 10 gün sonra Muhammed Bey’den gelen e-posta ile Birleşik Devletler Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri’nin (USCIS) vize başvurumu onaylandığını büyük bir mutlulukla öğrendim. Sıra vize görüşmesi için ABD İstanbul Başkonsolosluğu’ndan randevu almaya geldiğinde, eşimle (O-3) birlikte görüşme için en erken Aralık 2022 tarihine randevu alabildim. Tabii bu süre tahmin ettiğimden çok daha geç olduğu için randevu sistemi üzerinden acil randevu talep ettim ve başvurum kabul edilerek daha erken bir tarihe yeni bir randevu alabildim.

    Randevu günü gelip çattığında, hali hazırda B-1/B-2 (Turistik veya Ticari Amaçlı Ziyaret) Amerika vizesine sahip olan bireyler olarak eşimle birlikte evraklarımızı alarak ABD İstanbul Başkonsolosluğu’nun yolunu tuttuk. Tüm elektronik aletlerimizi konsolosluğun karşısındaki emanete bırakıp 11:00 randevumuz için içeri girdikten sonra sırasıyla pasaport kontrolü, parmak izi kontrolünden geçtik. Sıra en kritik olan adıma, mülakata geldiğinde, turist vizesi mülakat sorularından farklı olarak “Sizi diğer adaylardan farklı kılan yetenekleriniz neler?” sorusunu da yanıtladıktan sonra 12:30 itibariyle eşimle birlikte onaylarımızı aldık.

    O-1 Visa

    Yıllar süren disiplinli, özenli, özverili, istikrarlı ve başarılı çalışmalarımın ABD tarafından da tasdiklenmesi neticesinde Olağanüstü Yetenek Vizesi’ni almaya hak kazandığım için son derece mutlu bir o kadar da gururluyum. Umuyorum ki bu yazı benim gibi O-1A vize deneyimi konusunda Türkçe kaynak arayıp da bulamayanlar için aydınlatıcı olur.

    Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle herkese güvenli günler dilerim.

    Yazıyı PDF formatında indirmek için tıklayın.